sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2008 Salı

KALP KRİZİ



Sıcaklar kalp krizini tetikliyor
Yazın gelmesiyle birlikte, uzmanlar, sıcak havaların kalp krizini tetiklediğini, özellikle kalp rahatsızılğı bulunan kişilerin tedbirli olmalarını tavsiye ediyor.

Kronik hastalıkları olanların yaz aylarında tedbiri elden bırakmaması gerekiyor. Bunların başında ise kalp hastaları geliyor.

Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Mustafa Ahsen, sıcak havalarda kalp krizi riskinin arttığına dikkat çekiyor.

Sıcakla birlikte artan nemin vücut ısısını da yükselttiğini belirten Ahsen, "Vücut ısısı artınca dolayısıyla vücut da bu nem ve sıcaklık artışına karşı kendisini korumaya çalışıyor. Kalp hastalarının sıcaklara karşı dikkatli olması gerekiyor. Sıcak artınca iç organlardaki kan çekilerek deri altındaki damarlara toplanıyor. Kaslarda ve iç organlarda kan miktarı azalıyor ve kan basıncı düşüyor. Bu durumda kişi halsizlik ve bitkinlik hisseder. Bedensel fonksiyon bozuklukları da ortaya çıkar." dedi.

Özellikle yaz aylarında kaslardaki yorgunluk belirtileri veya kalp ritmindeki hızlanmanın, damarlardaki genişlemenin sonucu olarak ortaya çıktığını anlatan Dr. Ahsen, sıcak havanın etkisiyle dolaşım sisteminin hızlandığını, bu nedenle kanı sıvılaştırıcı veya idrar söktürücü ilaç kullanan organik kalp hastalarının, özellikle yaz aylarında bir hekime başvurarak kullandıkları ilaçların dozlarını yeniden ayarlamaları gerektiğini kaydetti.

KALP HASTALARI MORALLERİNİ BOZMASIN

Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla geldiği saatlerde kalp hastaları, yaşlılar ve çocukların gerekmedikçe dışarı çıkmamalarını tavsiye eden Dr. Ahsen; "Aşırı sıcaklar, damarlarda genişleme, vücutta sıvı ve elektrolitkaybına neden oluyor. Bu nedenle sıcak havalarda su tüketimi, beslenmeve kişisel hijyene dikkat etmek gerekir. Yaz aylarında genellikle yağlı besinlerden ve kırmızı et tüketimini sınırlandırılmalı. Bunların yerine sindirimi daha kolay olan sebze ağırlıklı gıdalarla beslenmek, vücudun doğal dengesi açısından daha yararlı olacaktır." diye konuştu.

Ahsen, "Aşırı sıcak ve güneş gerekli tedbir alınmadığı takdirde insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Çocuklar, yaşlılar, kalp ve akciğer hastaları ile değişik deri hastalıkları olan kişiler, sıcaktan korunarak güneşin dik geldiği saatlerde güneşlenmemeli. ıÜüKalp hastaları sıcak havaların neden olduğu bitkinlik ve moral bozukluğu durumları nedeniyle diyetlerini bozuyorlar. Özellikle yaşlı, kalp veya tansiyon rahatsızlığı bulunan kişilerin gündüz saatlerinde mecbur kalmadıkça açık alanlarda bulunmamaları, perhiz ve ilaçlarını düzenli kullanmaya özen göstermeleri gerekiyor" şeklinde konuştu.

17 Haziran 2008 Salı

OBEZİTENİN YOL AÇTIĞI SAĞLIK SORUNLARI

Beden ağırlığının olması arzu edilenin %20 üzerine çıkması hastalıklara yakalanma riskini arttırır. Bu hastalıklara- Kalp Damar Hastalıkları:Şişman bireylerde uygulanan yanlış beslenme ve aşırı yağlı karbonhidratlı besinler, tüketilmesi sonucunda trigliserit, LDL(kötü huylu kolesterol) düzeylerinde yükselme ve HDL oranlarında azalma görülür.Hipertansiyon, koroner kalp hastalığı ,hiperlipidemi, ortaya çıkar.b- Solunum Sistemi Bozuklukları:Aşırı kilolu bireylerde kanda karbonmonoksit birikir ve sürekli bir uyku hali ortaya çıkar.Eğer birey sigara kullanıyorsa sorunlar artarak devam edecektir.Şişmanlık veya bir diğer adıyla obezite solunum durması (sleep apne) sorunu sık görülmektedir.c-Ortopedik Sorunlar:Ayaklara fazla yük gelmesinden dolayı hareketler azalır, düztabanlık yani taban çökmesi görülür.Ayrıca fazla yük kalça eklemlerinde kireçlenme ve bacaklardaki toplardamarların etrafının ve kasların etrafının, yağlar ile kaplanması kan dolaşımını bozar ve varisler ortaya çıkar.d- Endokrin ve Metabolik bozukluklar:Normal vücut ağırlığının %20 oranında artması Tip 2 diyabet riskini artırır.Bunların üst üste yığılmasıyla oluşan metabolik bozukluklar "Sendrom X "hastalığı olarak belirlenir.Ayrıca şişmanlarda yanlış beslenme sonucunda alınan fazla proteine bağlı olarak ürik asit düzeylerinde artma ve dolayısı ile "gut hastalığı" görüme riski yüksektir.e- Psikolojik problemler :Şişmanlık ister bayan ister erkek olsun estetik kaygıların ciddi olarak yaşandığı bir sağlık sorunu olmuştur.Özellikle bayanlarda ve gençlerde "anoreksiya nevroza (yemek yememe), "bulimia (yediklerini kusarak çıkarma) vb. sorunları beraberinde getirmektedir.Birey aynaya baktığında kendini beğenmemekte ,kendini toplumdan uzaklaştırmakta veya toplumsal uyum sorunları yaşamaktadır.f-Diğer sağlık sorunları:Beden ağırlığının daha da artması bazı kanserlerin ( meme ve endometrium ), ve safra kesesi hastalıkları ( fazla yağ tüketimi kolesterol miktarını ve dolayısı ile safra kesesi içinde taş oluşumu için risk faktörüdür).Şişmanlık ile birlikte karın içi ve duvarında yağ toplanır ve kaslar zayıfladığı için fıtık çok kolaylıkla oluşur.Yaşam sigorta şirketlerinin derledikleri verilere göre ,ideal ağırlığın % 40 üstünde olanlarda ölüm oranı %90 daha çoktur.Ölümün en az olduğu BKİ düzeyi 20- 25 arasıdır ŞİŞMANLIĞIN (OBEZİTENİN ) TEDAVİSİ: ŞİŞMANLIĞIN TEDAVİSİNDE (obezitenin) TEDAVİSİNDE AMAÇ: Şişman bireyin zayıflama tedavisinin amacı ideal vücut ağırlığına düşmesini sağlamaktır.Uzun zaman alan ve sabır gerektiren bir süreçtir.Şişmanlığın derecesi ,bireyin yaşam biçimi ve yaşına göre ulaşabileceği gerçekçi ağırlığı hedef alınması daha doğru olur. Bazı durumda gerçekten şişman olmadığı halde diyet yapmaya kalkışan birey ağırlık döngüsü tuzağına düşerek zamanla daha çok ağırlık kazanabilir. ŞİŞMANLIĞIN TEDAVİ YÖNTEMLERİ:A- DİYET TEDAVİSİB- FİZİKSEL AKTİVİTEC-İLAÇ TEDAVİSİD- GASTRİK OPERASYONLARE- GEN TEDAVİSİ(Yeterli ve Dengeli Beslenme programı) Tedavisi ve Beslenme Eğitimi Çocukluk çağından itibaren kazanılan doğru beslenme davranışları şişmanlığın önlenmesi açısından oldukça önemlidir.Ancak şişmanlık sorunu ile karşılaşmış bireylerde beslenme eğitimi çok önemlidir.Sağlıklı yaşam ,yeterli ve dengeli beslenme , düzenli kilo verimi için bu eğitim ve beslenme planını oluşturulması mutlaka "BESLENME VE DİYET UZMANI (DİYETİSYEN)" tarafından düzenlemelidir.Çünkü diyet programı kişiye özeldir,fiziksel özellikleri,sağlık durumu,ailevi özellikler,ve beslenme alışkanlıkları dikkate alınarak bir program oluşturulur ve uygulanır.Diyet tedavisi uygulanan bireye yemek pişirme tekniklerinden yemek yeme zamanına kadar her konuda bilgi verilir.Kontroller sürekli yapılarak uyum ve sonuç karşılaştırılır ve değerlendirme yapılır.Ayrıca bireye besinlerle alınan enerjinin harcanması konusunda da bilgi verilir.Alıntıdır

Selülite Karşı Greyfurt


Doğanın Sunduğu Birçok Ürün, Bileşimlerindeki Malzemeler Sayesinde Hem Yaşlılığı Geciktirici, Hem de Formda Kalmayı Sağlayıcı Özellikler Sunuyor.
Doğanın sunduğu birçok ürün, bileşimlerindeki malzemeler sayesinde hem yaşlılığı geciktirici, hem de formda kalmayı sağlayıcı özellikler sunuyor.
Son birkaç yıldır, olumlu özellikleri kozmetikçiler ve alternatif tıp tarafından keşfedilen doğal ürünler arasında, greyfurt meyvesi, ayçiçeği ve yeşilçay ilk sıralarda yer alıyor...

Greyfurtlu diyet kilo verdiriyor

Greyfurt meyvesinin, bileşimindeki C vitamini, kalsiyum, fosfor ve potasyum sayesinde sindirim salgılarını uyararak hazmı kolaylaştırdığı, idrar söktürerek böbrek taşlarının atılmasına yardımcı oluyor.


Greyfurt ayrıca kanı temizleme özelliğine de sahip. Böylelikle beden ve zihin yorgunluklarını azaltıyor, üstelik sabahları aç karnına alındığında vücuttaki fazla yağların erimesine yardımcı oluyor. Amerika’da yapılan araştırmalar greyfurt meyvesiyle birlikte uygulanan diyetlerin, kilo verme sürecini hızlandırdığını da ortaya koyuyor.

Serbest radikallerle savaş

E vitamini çok etkili bir antioksidan. Hücre yenilenmesine ayardımcı oluyor, yaşlanma sürecini geciktiriyor, ayrıca cildin yenilenmesine yardımcı oluyor.

Cildin yaşlanmasında serbest radikallerin de etkisi oldukça fazla. Ayrıca hücre zarı ve hücre içinde ciddi bozukluklara yol açabiliyor. E vitamini antioksidan etkisi serbest radikallere karşı savaşıyor. E vitamini ayrıca UV ışınlarının zararlı etkilerinin önlenmesinde önemli bir role sahip.

Aynı zamanda cildin bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili. E vitaminin yoğun olarak bulunduğu doğal besinlerden biri Kuzey Amerika ve Avrupa’da yetişen çuha çiçeği.

Ancak tohumundan elde edilen yağın kullanımı henüz yeni.

UV ışınlarına karşı havuç öneriliyor

Havuç yağı ise içerdiği kartenoidler sayesinde cilt sağlığı için vazgeçilmez kaynaklardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Kolaylıkla sindirilebilen bu antioksidanlar en yoğun olarak havuçta 600 farklı çeşidiyle bulunuyor.

Vücutta A vitaminine dönüşen beta karoten cilt yaşlanmasını geciktirici özellikleriyle öne çıkarken yan aynı zamanda güneşin zararlı UV ışınlarından koruyucu etkisiyle biliniyor. Likopen ise sebze ve meyvelerde doğal olarak bulunan karoten ailesine ait bir pigment.

İnsan vücudu likopen üretmediği için vücut yoluyla alındığında hücreler arasındaki bağları güçlendiriyor ve hücre metabolizmasının gelişimine yardımcı oluyor.

Tamamen doğal...

Türkiye’de seçkin eczanelerde satılmaya başlanan antioksidan etkili ‘Greenplus’, enerji ve diyete yardımcı ‘Grapefruit Plus’, anti aging etkili ‘Sun Shine Plus’ ve selülite karşı ‘New Celerase Plus’ kapsüllerinden oluşan dörtlü kombinasyon yağların eritilmesinde, sağlıklı ve hızlı kilo verme sürecinde etkili. Ayrıca hücre yenilenmesine yardımcı olarak yaşlanma sürecini yavaşlatıcı özellikleri de bulunuyor.